Tag Archive: koreli


Super Junior‘dan Siwon resmi olarak 3 milyon takipçi sayısına sahip ilk Koreli ünlü!

20130105_siwon_3milltwitter_

5 ocak gece yarısı itibariyle, Siwon’nun Twitterı 3,002,170 kullanıcı tarafından takibe alındı, ve bu da onu dünyada en çok takipçiye sahip Koreli ünlü yaptı. Global idol aynı zamanda Aralık 2011 yılında da ilk 1 milyon takipçiye sahip ünvanını almıştı ve görünen o ki popülaritesi giderek artıyor.

Super Junior’un kendi hayranları dışında, Siwon’un bu kadar takipçisinin olmasının bir diğer nedeni de sosyal ağlar üzerinden hayranları ile olan devamlı iletişimi. Siwon dizi setlerine hediye, yemek gönderen hayranlara teşekkür etmesi ve sahne arkası fotoğraflar paylaşması ile biliniyor.

Siwon bilini bir çok kişi ile beraber fotoğraflarını da paylaştı, yönetmen Steven Spielberg, tasarımcı Karl Lagerfeld ve yurt dışında çalışan Koreli sportmenler bunlardan bir kaçı.

Yaklaşan 3 milyon takipçi için, Siwon tweet atmıştı:

微博桌面截图_20130105160954

HEPİNİZİ SEVİYORUM

Super Junior’dan Donghae ve Leeteuk ise Siwon2un hemen ardından en çok takip edilen koreli ünlüler oalrak ikinci ve üçüncü sıradalar.

kayank: allkpop Tip: aviatorcap
Reklamlar

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Güney Koreli 21 yaşındaki Han Ji-Hai’nin, iri çenesiyle sıkıntısı vardı. Arkadaşları tarafından sürekli bu yüzden alaya alınan genç kız, insanların artık sadece çenesine baktığına inanmaya başlamıştı.

Estetik yaptırmak için gereken parası olmayan genç kız, bir gün gördüğü ilan hayatını değiştirdi.

Kore’de estetik yaptırmayı yaygınlaştırmak isteyen bir firma, tanıtım amaçlı genç kızlar arasında 3 kişinin estetik masrafı olan 15 bin doları ödeyeceğini belirtti.

Han Ji-Hai, bu yarışmaya katıldı. 300 kız arasından birinci seçilen genç kız iyi ay süren operasyona girdi.

Estetik sonucunda inanılmaz değişen genç kızı annesi bile tanımakta zorlandı.

Genç kız ardından “kozmetik cerrahi modeli’ seçildi.

kaynak: sondakika.com

Shin Dong Yup ve Hong Suk Chun, Kore’nin İlk Transseksüel Programı için Sunucu Seçildi

SEUL – Güney Kore’li bir TV kanalı, yeni yayına girmiş olan ve transseksüel kesimi hedef alan talk show programını, izleyicilerin kesin itirazları sonucu yayından kaldırdığını açıkladı.
Ulusal KBS TV’ye bağlı olan KBS Joy, websitesinde “izleyicilerin fikirlerinin dikkate alarak” bu karara vardıklarını yazdı.
“XY That Girl” adlı gece yarısı programı, sadece geçen hafta yayın yaptı, ancak ilk yayınları, stüdyo dışarısında protesto yapan ve programı ifşe eden gazete haberlerini ortalığa savuran tutucu gruplar tarafından büyük tepki aldı.
Program  transseksüel kişileri, transseksüel kesim içerisinde yaşadıkları deneyimleri paylaşmaları için  programa canlı ve ya telefon bağlantısı ile konuk ediyordu.
Gay ve transseksüel Koreli’ler,  cinsi kimlikler konusunda aşırı tutucu olan ve hala bir çok kişinin homoseksüelliği yabanci bir fenomen olarak gördüğü bir ülkede çoğunlukla bir radar altındalar (baskı-ifşa korkusu).
Çeşitli öğretmen ve ebeveyn grupları, gay cinsiyetini “savunan” KBS Joy’a saldıran ve “çocukların bilinçsizce transseksüelliğe yönelmesine sebep olduğunu” söyleyen gazete yazıları getirdiler.
Aynı gruplar birde yayıncının websitesini kızgın gönderiler ile doldurdu.
Kısa süren “XY That Girl”iün sunucularından biri de, açık bir şekilde gay olduğunu belirterek yaşayan çok az Koreli sanatçılardan biri olan, komedyen ve aktör Hong Suk-Chon’du.
10 yıl kadar önce kimliğini açıkladığında, halk tarafından kesin bir karalamaya maruz kaldı ve bütün kotratları iptal edildi ve bir kaç yılını gözden uzakta yaşadı.

kaynak: allkpop

* Transseksüel: 1- Biyolojik kimliğini reddedip karşı cinsten olduğunu hissedenlere verilen isim.  2- Ameliyat olmuş ya da olmamış kadın veya erkeklerden biyolojik cinsiyetine ve görünümüne bir şekilde müdahale edenlerin tamamını kapsayacak şekilde, travesti ve transseksüel için kullanılan genel ifadeledir.
**Taassup: Bağnaz, geri kafalı kimse
 

Yetişkin çocuklarını ziyaret etmek için geldiği Seul’de kaybolan bir annenin ardından, aile üyelerinin yaşadığı pişmanlıkların ve iç hesaplaşmaların öyküsü bu. Kore kültürü fonunda derin aile ilişkilerinin ele alındığı yürek burkan bir hikâye… Sadece Kore’de 1 milyonun üzerinde satan ve Amerika’da yayımlanır yayımlanmaz büyük ilgi gören Lütfen Anneme İyi Bak, okuru sadece bir arayış hikâyesine ortak etmekle kalmıyor, insan yüreğinin derinliklerine sarsıcı bir yolculuğa da çıkarıyor…

/nurhayat/
Amatör Ruhun Sisteme Yenik Düştüğü An!

Güney Koreli eskrimci Shin A Lam, dün 1 saniyeliğine de olsa Olimpiyat finalindeydi. 1 saniye diyoruz çünkü hakemler sayacın sıfırlanmasına rağmen mücadelenin bitmediğine kanaat getirdi ve süre tekrar 1 saniyeye ayarlandı. Alman rakibi, Britta Heidemann son bir hamle yaptı ve puanı alarak finale çıkan taraf oldu.

Shin olan biteni anlamaya çalışırken koçu hemen itiraz etti. İtirazın işleme konması için Güney Koreli’nin pisti terk etmemesi gerekiyordu. Pisti terk etmek, yenilgiyi kabul etmek anlamına geliyordu. 25 yaşındaki Shin yaklaşık 45 dakika pistte oturdu. Birazdan başlayacak üçüncülük ve final maçlarına aldırmadan oturdu. Seyiriciler de bir süre Shin’in hakkının yendiğini düşündü ve alkışlarla ona moral verdi.

Güney Koreliyi kalkmaya ikna etmek isteyen bir yetkiliyi seyirciler ıslık yağmuruna tuttu. Shin göz yaşlarına yenik düştü. O biliyordu ki az önce son Olimpiyat şampiyonunu devirmişti. Şimdi böyle olmaması gerekirdi.

Sonradan anlaşıldı ki Güney Kore’nin itiraz edebilmesi için para yatırması gerekiyordu. Kapitalizm, olimpiyat ruhunu da esir almıştı. Seyirciler iyice sinirlenmeye başladı. Ancak bir süre sonra Shin’in koçu geldi ve sporcusunu ikna ederek gözyaşları içinde pistten ayrıldılar.

Belki Olimpiyat takviminin final kısmına ismini yazdıramadı ama amatör ruhuyla birçok sporseverin kalbine ismini yazdırmayı başardı.

kaynak: TRT Spor

Şimdiye kadar bir çok uluslararası festivallere katıldım, ve tabii ilk gittiğim standlar haliyle Asya standları oluyordu ve her seferinde karşılaştığım manzara ise şu; Güney Kore standının önü aşırı kalabalık bir kaç Koreli öğrenci ya da stand görevlisi Kore (daha doğrusu oppa, dizi, müzik vs) hayranlarının kuşatmasına uğramış, sürekli koluna birileri girip çıkıyor flaşlar ardarda patlıyor ve o zavallım sırf sadece Koreli olduğu için oraya buraya çevrilerek ekrana bakması sağlanılıyor. Anlayacağınız oyuncağa dönmüşler.

 

Peki neden? Suçları ne? Belki kendinizi onların yerine koyup düşünebilirsiniz ve aklınıza direk şu gelebilir “ilgiden memnun olurdum, ülkemi seviyorlar sonuçta, kötü bir niyetleri yok vs vs” ama onların aklına bu geliyor mu sizce? Allah aşkına onların yaptığı sadece o Korelileri kullanmak! Cevahir ve Sultanahmet’te olan Kore gösterilerinden sonra bir çok kişinin profilinde Koreli biriyle çekilmiş fotoğraflarını koyduklarını gördüm. Bakınca Korelilerin gülümsediğini görürsünüz, ancak kamera karşısına geçen herkesin yaptığı şey bu!

 

Bugün Janet’ın mucizevi bir şekilde dersi erken bitirmesi sonucu arkadaşlarla Türkçe Olimpiyatları Kültür Şölenine gidelim dedik. Ama gitmez olaydık.

 

2 katta Afrika, Asya ve Avrupa olmak üzere belli bölgeler ayrılmıştı ama öyle bir kalabalık öyle bir kalabalık sormayın! zar zor yukarı çıkıp Asya bölümünü bulduk direk en başta göze çarpan Güney Kore standıydı. Hemen oraya gittik tabii (yanımdaki 3 arkadaşımdan 2si Kore dizileri izliyor) standın fotoğraflarını çekerken yanımızdaki kızların Türk görevliye “Hiç Koreli yok mu ya?” dediğini duydum, kadının verdiği cevaba göre standdan çıkmışlardı ve oralardaydılar. Biz oradaki küçük Koreli bebkleri incelerken soldan gelen bazı seslerle oraya döndüm, standın arkasında geleneksel kıyafetli küçük Koreli bir çocuk (büyük ihtimalle ilkokula gidiyordu) oraya toplanmış kalabalığa nasıl çubuk tutulacağını gösteriyordu teker teker bıkmadan usanmadan. Standın o tarafına bakmak için ilerlediğimde o kalabalığın arkasında başka bir kalabalık arasında muhtemelen liseli bir Koreli çocuk daha gördüm. Etrafı kızlarla doluydu ve hepsi tek tek onunla fotoğraf çekmeye çalışıyordu. Biri çıkıyor biri geliyor, benim anlamadığım şu kızlar çocuğun yanındaki kişi arkadaşı olsun olmasın sürekli kim gelirse sanki koleksiyon yapar gibi fotoğraf çekiyordu. Dikkatimi çeken ayrı bir şey o çocuk da arada telefonunu birine uzatıyor ve onun telefonu ile de çekmelerini istiyordu. O kadar tatlıydı ki, zavallım dedim bu daha ilk gün ilk saatler ilerde bıkacaksın Türklerin bu ilgisinden (Türkçe öğrendiğine göre kendisi de Türkiye’yi seviyor belli ki) Serpil, “Hadi geç seni de çekeyim” deyip telefonumu aldı, ben biraz durduktan sonra telefonu elinden aldım ve hayır dedim çekinmeyeceğim. Oradan ayrılıp diğer standlara yönelirken sordular “Neden” diye, “Görmüyor musunuz zavallı çocuğu? Yazık ya sıkıştırmışlar. Ne gerek var ki?”

 

Tacikistan, Tayvan’dan sonra Japonya standına gittik bu sefer bir arkadaşım ve ben. Orada stanlarda origami yapılıyordu. Bir tane almayı çok istediğimden bende kuyruğa girdim, ama önümdeki veletler beni deli etti. Yaşlı bit Türk görevli vardı arada gelip uyarıyordu “Masaya yaslanmayın” diye. Biraz ilerleyince gördüm ki benim önümde az önceki Koreli çocuk yaşlarında küçük Japon bir kız ayakta durmuş origami yapmaya çalışıyor. Sağımızdaki standa da 3 büyük Japon oturmuş origami ile uğraşıyorlardı. Uzun düre o kızı izledim çok tatlıydı ve sesini çıkarmadan işini halletmeye çalışıyordu. Ama çocuklar uslu durmuyordu ki! Sonra başka bir Japon geldi ve küçük kıza bir sandalye verdi, bende origamimden vaz geçip sol tarafa yöneldim. Orada daha çok tanıtımsal şeyler olduğundan bir kuyruk falan yoktu. Fuji Dağı’nın  güzel bir resminin yanında şövaleye konmuş bir tablo ve onun yanında ise Miyazaki’nin Van depremzedeleri ile bir resmi vardı.

Her neyse o kalabalıkta diğer arkadaşlarla buluşabilmek için Güney Kore standına gelmelerini söyledik ve bizde oraya gittik. Bir de baktım ki o küçük Koreli çocuk standın giriş çıkış yerinde fotoğraf seline uğramış, Türk kadın görevli ise ona tam olarak standdan çıkmasını ve önünde durmasını söyledi. İnsanlar DAHA RAHAT fotoğraf çeksinler diye! Küçücük çocuk ya! Oradaki kalabalığın boy ortalamasının çok altında ve etrafı tamamen kuşatılmış! Büşra, hadi sende git Japonya’dan bir şey alamadın bari bununla bir fotoğraf çekin dedi. Çocuğun etrafı boşalınca bende yanına gittim ve bir tane çektik ancak bazı kişiler Büşra’nın eline çarpınca kaymış fotoğraf, ben çocuğa teşekkür edip onun yanına gittiğimde git bir daha çekelim dedi, olmaz dedim yeter o çocuk için bu.

 

Avrupa’ya da gittikten sonra dışarıda bizim kızlarla buluştuk ve bana biz gittiğimizde Japonya standı bomboştu, suşi yapıyorlardı dedi. İçimden “Vay be şuna bak, origami deyince hurra, suşi deyince kimse yok. Keşke bıraksalardı da gerçek Japonya hayranları zevkini çıkarsaydı bari.” dedim.

 

O kadar sinir oldum ki bugün! Birde bizim Türk hayranlar der ki aman Koreliler de havalanmaya başladılar, arkadaş olunmuyor falan filan. Neden acaba bir düşündüler mi? Hepimiz biliyoruz ki son yıllarda Güney Kore (dizi müzik oppa) sevgisi hızla artıyor dünyada ve insanlar sürekli Korelileri sosyal paylaşım sitelerinden ekliyor ve muhabbet etmeye çalışıyor, ama çoğunun amacı aynı olduğu için Koreliler artık bu ilgiden bıkmış! Siz onlarla konuşmaya başladığınızda aslında amacınızın Kore dizi ve müzikleri hakkında bir şeyler öğrenmek vs olduğunu biliyorlar, yani arkadaşlığınızı samimi değil çıkarcı, tek taraflı kullanım olarak görüyorlar. Ve HAKLILARDA!!!

 

Güney Kore’de eğitim görmüş bir öğretmenim bana hiç beklediğin gibi bir yer değil, çoğu kişi oraya eğitime gittiğinde hayal kırıklığına uğruyor dedi. Burada bahsettiği çoğu kişi tabii ki Kore hayranları, normal okumak için giden insanlar değil! Kore hayranları zannediyor ki orada hayat dizilerde gördüğü gibi. Değil abi değil! Diziler her ne kadar olumlu ve güzel olsa da siz de biliyorsunuz ki gerçekleri yansıtmıyor! Oraya gidince neyle karşılaşacağınızı zannediyorsunuz çok merak ediyorum? Bütün Koreli erkekler çok yakışıklı, oppanız olmak için bekliyor, kızlar anlayışlı ve unni olmak için can atıyor?

 

Zaten çoğunuz biliyor ki eğitim sistemleri çok ağır, öğrenci olanların vakti yok, olmayanlar hem sizin için büyük hemde işe gidiyor vs vs. Ben niye anlatıyorsam?

Kim Ung-Yong: 4 Yaşında Üniversiteye Giren, 15 Yaşında Doktora Yapan Dünyanın En Yüksek IQ’suna Sahip Adamı

Bu Koreli dahi 1962 yılında doğdu ve günümüzde yaşayan en zeki kişi olabilir. Guinness Rekorlar Kitabı’na en yüksek IQ sahibi (210’dan fazla) olarak giren Kim Ung-Yong, 4 yaşında iken Japonca, Korece, Almanca ve İngilizce okuyabiliyordu.
5. yaş gününde ise diferansiyel ve integral soruları …çözebiliyordu. Daha sonraları Çince, İspanyolca, Vietnamca, Filipince, Almanca, İngilizce, Japonca ve Korece dillerindeki uzmanlığını Japon televizyon kanallarında sergiledi.

Kim, Hanyang Üniversitesi fizik bölümüne 3 yaşından 6 yaşına kadar misafir olarak gidip geldi. 7 yaşında iken NASA tarafından Amerika’ya davet edildi.

15 yaşını doldurmadan üniversite öğretimini tamamlayıp Colorado Üniversitesi fizik bölümünden doktorasını aldı. 1974 yılında üniversite çalışmaları sırasında NASA’da araştırmalara başladı ve araştırmalarını 1978 yılında Kore’ye dönünceye dek sürdürdü.

Sonrasında inşaat mühendisliğine merak saran Kim bu alanda da doktora yaptı. Kore’nin en prestijli üniversitelerinden birinde çalışma teklifi almış olsa da, şehir dışındaki bir eyalette bulunan bir üniversitede görev almayı tercih etti. 2007 yılında hala aynı üniversitede çalışan Kim aynı zamanda Chungbuk Üniversitesi’nde de öğretim görevlisi.See More

%d blogcu bunu beğendi: