Tag Archive: güney


Ayrıca bakınız

1 Mart Hareketi [Kuzey ve Güney Kore]

SEUL – Güney Kore, 1 Mart Bağımsızlık Hareketi’nin 92. yıldonümünü büyük coşku ile kutladı. Başkent Seul’de sabah saatlerinde Seajong Kültür Sarayı’nda, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Myung-bak’ın da katıldığı Bağımsızlık Günü töreni düzenlendi. Tören 1919’da deklare edilen Bağımsızlık Bildirgesi’nin okunması ile başladı. Ardından Devlet Başkanı Lee, Bağımsızlık Hareketi’nin liderlerinden 5 kişinin torunlarına devlet ödülü verdi ve 1 Mart ile alakalı konuşma yaptı. 1919 senesinde başta Türkiye olmak üzere bir çok milletin bağımsızlık hareketlerinin başladığına dikkat çeken Başkan Lee, “Halkımız büyük kararlılık ve beraberlikiçinde bağımsızlık hareketini başlattı ve Japon esaretine başkaldırdı. O zamanki ruh hemen başarıya ulaşmış olmasa da, bugün bizi buralara getirdi.” diye konuşma yaptı. Konuşmasında Güney Kore’nin bugün geldiği duruma değinen Başkan Lee, “Artık kimsenin esaretinde değiliz. Üstüne üstlük bu gün teknoloji ve yeşil enerji gibi alanlarda dünyada zirvelerdeyiz. Artık dünyanın gidişatına yön veren ülkelerden biri olmanın zamanı gelmiştir.” dedi.

HYUNDAİ’YE MİNİ PROTESTO

Kültür Sarayı’nda kutlama töreni bittikten sonra dışarı çıkanları mini sürpriz bekliyordu. Okullarının karşısında Hyundai’nin alışveriş merkezinin inşa edilmesine karşı çıkan üniversiteçalışanı, tek kişilik gösteri yaptı. ‘Defol Hyundai’ diye bağıran gösterici, kutlama töreninden çıkan üst düzey görevlilerin olaya el atmasını istedi.

JONGGAK MEYDANI’NDA GELENEKSEL GONG VURULDU

Bu arada kutlamalar çerçevesinde Bağımsızlık Hareketi’nin başladığı Jonggak’ın ileri gelenlerigeleneksel Kore kıyafetleriyle İnsadong’dan Jonggak Meydanı’na doğru,geleneksel “gongu” vurmak için temsili bağımsızlık yürüyüşü yaptı. Başını Seul Belediye Başkanı Lee Se-hun, Jonggak Hannara Partisi Milletvekili Ha Jin olmak üzere ve Seullü siyasilerin çektiği topluluk, saat 12’den önce Jonggak Meydanı’ndaki Gong’a vardı. Bağımsızlık marşları eşliğinde saat tam 12’de, Seul Belediye Başkanı Lee Se-hun Jonggak Gongu’nu diğer siyasilerle beraber vurdu.

(CİHAN)
Dünya

1 Mart HareketiSamil Bağımsızlık Hareketi olarak da bilinir, Kore‘nin Japon egemenliğinden kurtulması ve ulusal bağımsızlığına kavuşması amacıyla düzenlenen gösteriler dizisi.

İlk gösteri Kore’nin eski imparatorunu anma günü olan 1 Mart 1919‘da başkent Seul‘de yapıldı. Kısa süre de ülkenin her yanınada gösteriler birbirini izledi. Japonların hareketi bastırmasına değin geçen 12 aylık sürede düzenlenen 1500’ü aşkın gösteriye yaklaşık 2 milyon Koreli katıldı. Yaklaşık 7 bin kişi Japon asker ve polisleri tarafından öldürüldü, 16 bin kişi yaralandı. 715 ev, 47 tapınak, 2 okul binası yandı. Yaklaşık 46 bin kişi tutuklandı, bunların 10 bin kadarı yargılanarak hüküm giydi.

İlk gösteriyi düzenleyen 33 aydın ve din adamı, yaklaşık 10 yıldır süren Japon egemenliğine karşı bir Bağımsızlık Bildirgesi kaleme almıştı. Japonya üzerinde uluslararası bir baskı yaratarak Kore’deki Japon sömürge yönetimini sona erdirmeyi uman bu 33 önder, bildirgeyi saptanan günde imzalayarak Seul‘de açıkladılar; ülkenin pek çok kentinde de yandaşları aracılığıyla bildirgenin okunmasını sağladılar. Korelilerin Japon egemenliğine karşı o güne değin saklı tuttukları tepki büyük bir patlama biçiminde ortaya çıktı. Ülkenin birçok yerinde düzenlenen kitle gösterileri, Kore tarihinde yabancı işgaline karşı gelişen en büyük ulusal direniş hareketiydi.

Hareket, asıl amacı olan ulusal bağımsızlığı gerçekleştiremedi, ama ulusal birliğin güçlenmesine ve Şanghay‘da Kore Geçici Hükümeti‘nin kurulmasına yol açtı. Ayrıca dünyanın ilgisi ore üzerinde toplandı. 1 Mart Hareketi, Kore Komünist Partisi‘nin güçlenmesine de büyük katkıda bulundu. Martın ilk günü bugün hem Kuzey Kore, hem Güney Kore‘de ulusal bayram olarak kutlanmaktadır.

Güney Kore’de Bağımsızlık Günü Coşkusu [2011]

kaynak: vikipedi
Amatör Ruhun Sisteme Yenik Düştüğü An!

Güney Koreli eskrimci Shin A Lam, dün 1 saniyeliğine de olsa Olimpiyat finalindeydi. 1 saniye diyoruz çünkü hakemler sayacın sıfırlanmasına rağmen mücadelenin bitmediğine kanaat getirdi ve süre tekrar 1 saniyeye ayarlandı. Alman rakibi, Britta Heidemann son bir hamle yaptı ve puanı alarak finale çıkan taraf oldu.

Shin olan biteni anlamaya çalışırken koçu hemen itiraz etti. İtirazın işleme konması için Güney Koreli’nin pisti terk etmemesi gerekiyordu. Pisti terk etmek, yenilgiyi kabul etmek anlamına geliyordu. 25 yaşındaki Shin yaklaşık 45 dakika pistte oturdu. Birazdan başlayacak üçüncülük ve final maçlarına aldırmadan oturdu. Seyiriciler de bir süre Shin’in hakkının yendiğini düşündü ve alkışlarla ona moral verdi.

Güney Koreliyi kalkmaya ikna etmek isteyen bir yetkiliyi seyirciler ıslık yağmuruna tuttu. Shin göz yaşlarına yenik düştü. O biliyordu ki az önce son Olimpiyat şampiyonunu devirmişti. Şimdi böyle olmaması gerekirdi.

Sonradan anlaşıldı ki Güney Kore’nin itiraz edebilmesi için para yatırması gerekiyordu. Kapitalizm, olimpiyat ruhunu da esir almıştı. Seyirciler iyice sinirlenmeye başladı. Ancak bir süre sonra Shin’in koçu geldi ve sporcusunu ikna ederek gözyaşları içinde pistten ayrıldılar.

Belki Olimpiyat takviminin final kısmına ismini yazdıramadı ama amatör ruhuyla birçok sporseverin kalbine ismini yazdırmayı başardı.

kaynak: TRT Spor

Şimdiye kadar bir çok uluslararası festivallere katıldım, ve tabii ilk gittiğim standlar haliyle Asya standları oluyordu ve her seferinde karşılaştığım manzara ise şu; Güney Kore standının önü aşırı kalabalık bir kaç Koreli öğrenci ya da stand görevlisi Kore (daha doğrusu oppa, dizi, müzik vs) hayranlarının kuşatmasına uğramış, sürekli koluna birileri girip çıkıyor flaşlar ardarda patlıyor ve o zavallım sırf sadece Koreli olduğu için oraya buraya çevrilerek ekrana bakması sağlanılıyor. Anlayacağınız oyuncağa dönmüşler.

 

Peki neden? Suçları ne? Belki kendinizi onların yerine koyup düşünebilirsiniz ve aklınıza direk şu gelebilir “ilgiden memnun olurdum, ülkemi seviyorlar sonuçta, kötü bir niyetleri yok vs vs” ama onların aklına bu geliyor mu sizce? Allah aşkına onların yaptığı sadece o Korelileri kullanmak! Cevahir ve Sultanahmet’te olan Kore gösterilerinden sonra bir çok kişinin profilinde Koreli biriyle çekilmiş fotoğraflarını koyduklarını gördüm. Bakınca Korelilerin gülümsediğini görürsünüz, ancak kamera karşısına geçen herkesin yaptığı şey bu!

 

Bugün Janet’ın mucizevi bir şekilde dersi erken bitirmesi sonucu arkadaşlarla Türkçe Olimpiyatları Kültür Şölenine gidelim dedik. Ama gitmez olaydık.

 

2 katta Afrika, Asya ve Avrupa olmak üzere belli bölgeler ayrılmıştı ama öyle bir kalabalık öyle bir kalabalık sormayın! zar zor yukarı çıkıp Asya bölümünü bulduk direk en başta göze çarpan Güney Kore standıydı. Hemen oraya gittik tabii (yanımdaki 3 arkadaşımdan 2si Kore dizileri izliyor) standın fotoğraflarını çekerken yanımızdaki kızların Türk görevliye “Hiç Koreli yok mu ya?” dediğini duydum, kadının verdiği cevaba göre standdan çıkmışlardı ve oralardaydılar. Biz oradaki küçük Koreli bebkleri incelerken soldan gelen bazı seslerle oraya döndüm, standın arkasında geleneksel kıyafetli küçük Koreli bir çocuk (büyük ihtimalle ilkokula gidiyordu) oraya toplanmış kalabalığa nasıl çubuk tutulacağını gösteriyordu teker teker bıkmadan usanmadan. Standın o tarafına bakmak için ilerlediğimde o kalabalığın arkasında başka bir kalabalık arasında muhtemelen liseli bir Koreli çocuk daha gördüm. Etrafı kızlarla doluydu ve hepsi tek tek onunla fotoğraf çekmeye çalışıyordu. Biri çıkıyor biri geliyor, benim anlamadığım şu kızlar çocuğun yanındaki kişi arkadaşı olsun olmasın sürekli kim gelirse sanki koleksiyon yapar gibi fotoğraf çekiyordu. Dikkatimi çeken ayrı bir şey o çocuk da arada telefonunu birine uzatıyor ve onun telefonu ile de çekmelerini istiyordu. O kadar tatlıydı ki, zavallım dedim bu daha ilk gün ilk saatler ilerde bıkacaksın Türklerin bu ilgisinden (Türkçe öğrendiğine göre kendisi de Türkiye’yi seviyor belli ki) Serpil, “Hadi geç seni de çekeyim” deyip telefonumu aldı, ben biraz durduktan sonra telefonu elinden aldım ve hayır dedim çekinmeyeceğim. Oradan ayrılıp diğer standlara yönelirken sordular “Neden” diye, “Görmüyor musunuz zavallı çocuğu? Yazık ya sıkıştırmışlar. Ne gerek var ki?”

 

Tacikistan, Tayvan’dan sonra Japonya standına gittik bu sefer bir arkadaşım ve ben. Orada stanlarda origami yapılıyordu. Bir tane almayı çok istediğimden bende kuyruğa girdim, ama önümdeki veletler beni deli etti. Yaşlı bit Türk görevli vardı arada gelip uyarıyordu “Masaya yaslanmayın” diye. Biraz ilerleyince gördüm ki benim önümde az önceki Koreli çocuk yaşlarında küçük Japon bir kız ayakta durmuş origami yapmaya çalışıyor. Sağımızdaki standa da 3 büyük Japon oturmuş origami ile uğraşıyorlardı. Uzun düre o kızı izledim çok tatlıydı ve sesini çıkarmadan işini halletmeye çalışıyordu. Ama çocuklar uslu durmuyordu ki! Sonra başka bir Japon geldi ve küçük kıza bir sandalye verdi, bende origamimden vaz geçip sol tarafa yöneldim. Orada daha çok tanıtımsal şeyler olduğundan bir kuyruk falan yoktu. Fuji Dağı’nın  güzel bir resminin yanında şövaleye konmuş bir tablo ve onun yanında ise Miyazaki’nin Van depremzedeleri ile bir resmi vardı.

Her neyse o kalabalıkta diğer arkadaşlarla buluşabilmek için Güney Kore standına gelmelerini söyledik ve bizde oraya gittik. Bir de baktım ki o küçük Koreli çocuk standın giriş çıkış yerinde fotoğraf seline uğramış, Türk kadın görevli ise ona tam olarak standdan çıkmasını ve önünde durmasını söyledi. İnsanlar DAHA RAHAT fotoğraf çeksinler diye! Küçücük çocuk ya! Oradaki kalabalığın boy ortalamasının çok altında ve etrafı tamamen kuşatılmış! Büşra, hadi sende git Japonya’dan bir şey alamadın bari bununla bir fotoğraf çekin dedi. Çocuğun etrafı boşalınca bende yanına gittim ve bir tane çektik ancak bazı kişiler Büşra’nın eline çarpınca kaymış fotoğraf, ben çocuğa teşekkür edip onun yanına gittiğimde git bir daha çekelim dedi, olmaz dedim yeter o çocuk için bu.

 

Avrupa’ya da gittikten sonra dışarıda bizim kızlarla buluştuk ve bana biz gittiğimizde Japonya standı bomboştu, suşi yapıyorlardı dedi. İçimden “Vay be şuna bak, origami deyince hurra, suşi deyince kimse yok. Keşke bıraksalardı da gerçek Japonya hayranları zevkini çıkarsaydı bari.” dedim.

 

O kadar sinir oldum ki bugün! Birde bizim Türk hayranlar der ki aman Koreliler de havalanmaya başladılar, arkadaş olunmuyor falan filan. Neden acaba bir düşündüler mi? Hepimiz biliyoruz ki son yıllarda Güney Kore (dizi müzik oppa) sevgisi hızla artıyor dünyada ve insanlar sürekli Korelileri sosyal paylaşım sitelerinden ekliyor ve muhabbet etmeye çalışıyor, ama çoğunun amacı aynı olduğu için Koreliler artık bu ilgiden bıkmış! Siz onlarla konuşmaya başladığınızda aslında amacınızın Kore dizi ve müzikleri hakkında bir şeyler öğrenmek vs olduğunu biliyorlar, yani arkadaşlığınızı samimi değil çıkarcı, tek taraflı kullanım olarak görüyorlar. Ve HAKLILARDA!!!

 

Güney Kore’de eğitim görmüş bir öğretmenim bana hiç beklediğin gibi bir yer değil, çoğu kişi oraya eğitime gittiğinde hayal kırıklığına uğruyor dedi. Burada bahsettiği çoğu kişi tabii ki Kore hayranları, normal okumak için giden insanlar değil! Kore hayranları zannediyor ki orada hayat dizilerde gördüğü gibi. Değil abi değil! Diziler her ne kadar olumlu ve güzel olsa da siz de biliyorsunuz ki gerçekleri yansıtmıyor! Oraya gidince neyle karşılaşacağınızı zannediyorsunuz çok merak ediyorum? Bütün Koreli erkekler çok yakışıklı, oppanız olmak için bekliyor, kızlar anlayışlı ve unni olmak için can atıyor?

 

Zaten çoğunuz biliyor ki eğitim sistemleri çok ağır, öğrenci olanların vakti yok, olmayanlar hem sizin için büyük hemde işe gidiyor vs vs. Ben niye anlatıyorsam?

Dosya:South asia.jpg

Güney Asya’yı gösteren harita.

Tarih Zaman Yer Enlem Boylam Kayıplar Yorumlar Büyüklük
8 Ekim, 2005 03:50:38 UTC, 08:50:38 Yerel zaman 8 Ekim Keşmir Pakistan Hindistan
bakınız Keşmir Depremi
34.43°N 73.54°E >80,000 95km (59 mil) KD,İslamabad, Pakistan, 125 km (75 mil) BKB, Srinagar, Keşmir (pop 894,000) 7.6
26 Aralık, 2004 00:58:53 UTC, 07:58:53 Yerel zaman 26 Aralık Kuzey Sumatra’nın batı sahili Hindistan Srilanka Maldivlerbak 2004 Hind Okyanusu Depremi 3.30°N 95.87°E 283,106 Şimdiye kadar kaydedilen ikinci en geniş deprem 9.0 to 9.3
26 Ocak, 2001 08:50:00 yerel zaman 26 Ocak Kutchh bak 2001 Gujarat Depremi 23.6N 69.8E Merkezi,Kutch, Ahmedabad ve Kutch’de can kaybı 6.9 / 7.9
29 Eylül, 1993 03:50:38 UTC, 22:25 yerel zaman 29 Eylül Latur-Killari, Hindistan bak 1993 Latur Depremi 18.08°N 76.52°E 9,748 6.2
15 Ağustos, 1950 Tibet Platosu (Arunachal PradeshÇin sınırı), Hindistan
bak 1950 Assam Depremi
28.5°N 96.7°E Anakara Hindistan’da bağımsızlıktan sonra kaydedilen en geniş deprem. 8.5
15 Ocak, 1934 2:13 PM (I.S.T.) Bihar, Hindistan
bak 1934 Bihar Depremi
25°N 85°E Anakara Hindistan’da şimdiye kadar kaydedilen en geniş deprem. 8.7
12 Haziran, 1897 Shillong Platosu, Hindistan
bake 1897 Assam Depremi
26°N 91°E Anakara Hindistanda herhangi bir zamanda kaydedilen en geniş deprem. 8.7

Güney Kore’deki volkanik Jeju Adası’ndan ilham alan ev, koza şeklinde tasarlandı.

Jeju Adası’ndaki Gotjawal’da yer alacak koza evi, Seul merkezli Planning Korea adlı şirket inşa edecek.

Evin merkezinde yer alan ve sanat eserini andıran koza, ormanın serinliği ve nemini eve taşıyacak.

Kozadaki yuvarlak pencereler açılarak, nem ve ısı dengesi sağlanacak. Bitkilerin ve küçük ağaçların doğal ortamda yaşayacağı koza; kütüphane, galeri ya da parti alanı olarak kullanılacak.

Evin tam ortasında yer alacak koza; farklı katlarda mutfak, oturma odası ve yatak odalarını birbirine bağlayacak. Açık havuz ise ev sakinlerine, Jeju Adası’nın doğasında yüzüyor hissi verecek.

Eylül 2012’de inşaatı başlayacak ev, 2015’te tamamlanacak.

kaynak: ntvmsnbc
%d blogcu bunu beğendi: