Tag Archive: dokuz


YG's Son to be Heir of YG Entertainment?

YG Entertainment’in başında bulunan, Yang Hyun Suk, geçen Nisan ayında ikinci kez baba oldu.

Yang Hyun Suk SBS’nin eğlence proramı “Healing Camp.”in yayınlanan en son bölümüne katıldı. Bölüm boyunca aile fotoğraflarını gösterip ilk oğlunun (ikincş çocuğu) halka tanıttı.

Fotoğraflarla beraber, Başkan Yang oğlunun isminin anlamını açıkladı, “İlk oğlumun adı Big Bang üyeleri T.O.P ve Seungri’nin gerçek adlarından oluşuyor, yani Seunghyun. ‘Seung’u zafer anlamından dolayı ve ‘Hyun’u ise benim daımda da geçtiği için seçtik.”

Şöyle devam  etti, “Eğer bana herhangi bir şey olursa, umarım Seunghyun YG Entertainment’in varisi olarak her şeyin üstesinden gelebilir.”

Çekimler boyunca kendisi sürekli Seo Taiji ve çocuklarla geçirdiği zamanlardan bahsetti.  Ve sonra eşi Lee Eun Joo ile nasıl tanıştığından ve evliliğe uzanan dokuz yıllık gizli ilişkilerinden bahsetti. Aynı zamanda geçen yaz Big Bang’den G-Dragon ve Daesung arasında yaşadığı panik ataktan da bahsetti. İki üye ile ilgili olayları duyduğunda, bunlar onun için panik atağa sebep olmuş.

2010’da, YG Life blogu üzerinden, Yang Hyun Suk Swi.T‘nin eski üyesi Lee Eun Joo ile olan evliliğinden bahsedip duyurmuştu. Aynı yılın Ekim ayında, çiftin ilk çocuğu, yani kızları Eugene dünyaya geldi.

kaynak: soompi

Reklamlar

T-ara’nın yeni üyesinin grubu yeni single’ı ile açıklanacağı dedikodularının aksine, Star News 23 Mayıs’ta dokuzuncu üyenin kimliğinin artık bilindiğini açıkladı.

Yeni üye Danee 14 yaşında ve grubun maknaesi(en küçüğü) olacak. 4 yaşından beri Amerika’da olduğu belirtileyor. Danee T-ara’ya bu yılın sonlarında katılacak, ancak T-ara’nın Temmuz’da çıkacak olan geri dönüş kliplerinde yer alacak, ki bu klipte sekinzinci üyeninde resmi olarak çıkış yapması bekleniyor.

T-ara, son üye de katılana kadar 8 üyeli bir grup olarak performans sergileyecek. Core Contents Media kısa zaman önce eklenecek iki üyenin kimler olacağına karar verildiğini ancak yine de hala ileride bazı değişikliklerin olabileceğini açıkladı.

 

kaynak: allkpop

japonya fukusima nukleer karsitligi karsiti enerji elektrik santral tesis

Japonya’da geçtiğimiz günlerde düzenlenen nükleer enerji karşıtı gösteriye katılan eylemcilerden

biri “Hiç kimse Fukuşima felaketi ile ilgilenmediğini söyleyemez, çünkü Japonya’nın her yerinde nükleer santraller var” diyordu.

Protesto gösterisine yaklaşık 10 bin kişi katılmıştı. Nükleer enerji karşıtlarının sık sık sokağa döküldüğü Almanya ile kıyaslandığında bu, düşük bir rakam.

Ancak Japonya Yeryüzü Dostları örgütünden Akiko Yoşida, ülkesindeki eylemleri yine de başarı olarak görüyor:

“Yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre, mart ayında halkın yaklaşık yarısı nükleer enerjiye karşıydı. Nisan, mayıs ve haziran aylarında bu sayı giderek daha da arttı. Nükleer enerji karşıtı hareketin, halkın yarıdan fazlasının arkasında olduğunu bildiğini söyleyebiliriz. Fukuşima felaketinden sonra gerçeklere uyandık ve nükleer enerji ile daha fazla devam edilemeyeceğini kavradık.”

Çevreciler birleşti

Dokuz büyüklüğündeki depremin meydana geldiği 11 Mart’tan önce, Japonya’da çevre örgütleri aslında nükleer teknoloji konusunda ikiye bölünmüştü ve bu yüzden de ortak bir tutum içinde değildiler. Akiko Yoşida, Fukuşima felaketinden sonra durumun değiştiğini belirtiyor:

“Mart ayında, hedeflerimize ulaşabilmek için ortaklaşa mücadele etmemiz gerektiğini hepimiz anladık. Bu nedenle de Yeryüzü Dostları, Greenpeace, Doğal Hayatı Koruma Derneği (WWF) ve diğer çevre örgütleri bir araya geldi.”

Japonya’da enerji dönüşümü isteyen çevre örgütlerinin dile getirdiği üç talep var: Nükleer felaketin insan sağlığına olumsuz etkilerinin bir an önce asgariye indirilmesi, nükleer enerji santrallerinin kapatılarak yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması ve halkın doğru bir şekilde bilgilendirilmesi.

Çevre aktivisti Akiko Yoşida, protesto eylemlerinin yanı sıra nükleer enerjinin risklerine dikkat çeken seminerler de organize ettiklerini belirtiyor.

Daha önce davalar açılmıştı

Japonya’da daha önce nükleer santrallere karşı vatandaşların açtığı bazı davalar bulunduğunu belirten Yoşida, ancak bu davaların genellikle işletmecilerin lehine sonuçlandığını, bu nedenle de ülkede nükleer enerjinin tehlikelerine karşı bilincin yeterince gelişmediğine dikkat çekti:

“Çernobil’den sonra Japon halkında oluşan güvensizlik aslında büyüktü. Nükleer enerji santrallerine karşı mücadele etmek için imza toplayan çevreler oluşmuştu. Yerel politikacıları nükleer riskler konusunda ikna etmeye çalıştılar. Bu yüzden de Japonya’da nükleer enerji karşıtı hareketin hiç olmadığı söylenemez.”

Hükümetten söz

Ancak şimdi Japonya’da nükleer enerjiye karşı büyük ve güçlü bir kamuoyu var. Başbakan Naoto Kahn da tepkilerin artması üzerine ülkesinin enerji politikasını tartışmaya açma, yeniden gözden geçirme sözü verdi.

kaynak: enerji enstitüsü

%d blogcu bunu beğendi: