Çin, bir gün içinde uzay ve deniz keşiflerinde ilklere imza atarak küresel arenadaki nüfuzunu önemli ölçüde artırdı, Batı’nın bilim alanındaki üstünlüğünü sarsmaya başladı.

Çin ilk olarak, dokuz gün önce Shenzhou-9 roketiyle uzaya gönderdiği üç astronotunun dün başarıyla Tiangong-1 uzay laboratuvarına ulaşmasına tanık oldu. Shenzhou-9, asronotların komutasında Çin’in ilk uzay laboratuvarı Tiangong-1 ile birleşti. Böylece, insanlı uzay görevleri ve uzay deneylerinin gerçekleştirilmesi adına büyük bir adım atan Çin, ABD ve Rusya’nın ardından bu uzayda bu kapasiteye ulaşan üçüncü ülke oldu.

Çin aynı gün, ikinci bir başarıya daha imza attı. Çin’e ait insanlı bir denizaltı, dünyanın en derin noktası olarak bilinen Pasifik Okyanusu’ndaki Mariana Çukuru’na daldı. Denizaltı, 11 kilometre derinliğindeki çukurun 7 bin 20 metre derinliğine ulaşmayı başardı.

Ünlü yönetmen Steve Cameron, Mart ayında Mariana Çukuru’nun en alçak seviyesi olan Challenger Deep noktasına ulaşma başarısı göstermişti.

Marinana Çukuru’na inen Çinli üç denizci, Pasifik Okyanusu’nun 7 bin metre derinliğinden, Shenzhou 9 uzay aracındaki astronotlara tebrik mesajı gönderdi. Ye Cong, Li Kaizhou ve Yang Bo adındaki üç denizci, “Astronotlarımızın kendi komutalarıyla gerçekleştirdikleri başarılı kenetlenmenin yanı sıra, Çin’in uzay ve denizdeki görevlerinde büyük başarılar diliyoruz” dediler.

ÇİN’İN YÜKSELİŞİ
Çin’in peşinden koştuğu büyük projelerde büyük başarılar elde ederek yoluna devam etmesi, dünyanın da büyük ilgisini uyandırdı.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Heritage Foundation’da araştırmacı olan Dean Çeng, “Bu tür başarılar, halkın bugüne kadar elde edilen başarıların kendi ürünleri olduğunu hatırlatmak konusunda Çin Komünist Partisi’ne yardımcı olacak… Parti’nin devam edecek iktidarı ve güvenilirliği için bunlar önemli gelişmeler… Gelece aylarda Çin’den daha fazla başarı bekliyorum” dedi.

Çin, 2020’de uzayda yeni bir istasyon inşa etmek istiyor. Bu kapsamda, astronotlarının uzay araçlarını kendileri kontrol ederek uzay istasyonlarıyla birleştirebilmeleri büyük önem taşıyor. Shenzhou-9’un başarısından önce, Çin benzer işlemleri yerdeki komuta istasyonlarından yönetmişti.

SUALTI ÜSSÜ
Aynı gün gelen iki büyük başarının ardında, yerel basın Çin’in sualtında da bir üs inşa etmeyi planladığını öne sürdü. Buradaki amacın, uzay görevlerinde daha fazla tecrübe elde etmek olduğu belirtildi.

Adını mitolojik bir deniz ejderinden alan Jiaolong denizaltısı, denizin Mariana Çukuru’nda üç saat harcayarak, su ve bitki numuneleri topladı, deniz tabanına işaretleyiciler bıraktı. Xinhua haber ajansı, toplamda 11 saat süren görevin, Çin’i deniz keşfinde oldukça ileri olan ABD, Japonya, Fransa ve Rusya gibi ülkelerin arasına soktuğunu belirtti.

Çinli yetkililer, yapılan görevin ardından, ileride sulatında petrol arama çalışmaları da başlatılabileceğini belirtti. CNN’e konuşan analist Çeng, “Çin’in okynus keşfi programını, 1996’da hazırlanan dokuzuncu beş yıllık planına eklediğini ve o zamandan bu yana bu alana önemli yatırım yapıldığını” ifade etti.

Çin’in 1992’den bu yana süren uzay programının toplam maliyetinin 6.27 milyar dolara geleceği tahmin edilirken, Çeng, Çin’in rakiplerine uyarıda bulundu:

“Çin’in atılımları, bilim alanında egemenliği uzun süredir elinde bulunduran ABD ve Batılı ülkelere bir uyarı anlamı taşıyor… Çin, bugün aynı anda uzaya çıkıyor, okyanusun dibine iniyor” dedi.

Reklamlar