japonya fukusima nukleer karsitligi karsiti enerji elektrik santral tesis

Japonya’da geçtiğimiz günlerde düzenlenen nükleer enerji karşıtı gösteriye katılan eylemcilerden

biri “Hiç kimse Fukuşima felaketi ile ilgilenmediğini söyleyemez, çünkü Japonya’nın her yerinde nükleer santraller var” diyordu.

Protesto gösterisine yaklaşık 10 bin kişi katılmıştı. Nükleer enerji karşıtlarının sık sık sokağa döküldüğü Almanya ile kıyaslandığında bu, düşük bir rakam.

Ancak Japonya Yeryüzü Dostları örgütünden Akiko Yoşida, ülkesindeki eylemleri yine de başarı olarak görüyor:

“Yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre, mart ayında halkın yaklaşık yarısı nükleer enerjiye karşıydı. Nisan, mayıs ve haziran aylarında bu sayı giderek daha da arttı. Nükleer enerji karşıtı hareketin, halkın yarıdan fazlasının arkasında olduğunu bildiğini söyleyebiliriz. Fukuşima felaketinden sonra gerçeklere uyandık ve nükleer enerji ile daha fazla devam edilemeyeceğini kavradık.”

Çevreciler birleşti

Dokuz büyüklüğündeki depremin meydana geldiği 11 Mart’tan önce, Japonya’da çevre örgütleri aslında nükleer teknoloji konusunda ikiye bölünmüştü ve bu yüzden de ortak bir tutum içinde değildiler. Akiko Yoşida, Fukuşima felaketinden sonra durumun değiştiğini belirtiyor:

“Mart ayında, hedeflerimize ulaşabilmek için ortaklaşa mücadele etmemiz gerektiğini hepimiz anladık. Bu nedenle de Yeryüzü Dostları, Greenpeace, Doğal Hayatı Koruma Derneği (WWF) ve diğer çevre örgütleri bir araya geldi.”

Japonya’da enerji dönüşümü isteyen çevre örgütlerinin dile getirdiği üç talep var: Nükleer felaketin insan sağlığına olumsuz etkilerinin bir an önce asgariye indirilmesi, nükleer enerji santrallerinin kapatılarak yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması ve halkın doğru bir şekilde bilgilendirilmesi.

Çevre aktivisti Akiko Yoşida, protesto eylemlerinin yanı sıra nükleer enerjinin risklerine dikkat çeken seminerler de organize ettiklerini belirtiyor.

Daha önce davalar açılmıştı

Japonya’da daha önce nükleer santrallere karşı vatandaşların açtığı bazı davalar bulunduğunu belirten Yoşida, ancak bu davaların genellikle işletmecilerin lehine sonuçlandığını, bu nedenle de ülkede nükleer enerjinin tehlikelerine karşı bilincin yeterince gelişmediğine dikkat çekti:

“Çernobil’den sonra Japon halkında oluşan güvensizlik aslında büyüktü. Nükleer enerji santrallerine karşı mücadele etmek için imza toplayan çevreler oluşmuştu. Yerel politikacıları nükleer riskler konusunda ikna etmeye çalıştılar. Bu yüzden de Japonya’da nükleer enerji karşıtı hareketin hiç olmadığı söylenemez.”

Hükümetten söz

Ancak şimdi Japonya’da nükleer enerjiye karşı büyük ve güçlü bir kamuoyu var. Başbakan Naoto Kahn da tepkilerin artması üzerine ülkesinin enerji politikasını tartışmaya açma, yeniden gözden geçirme sözü verdi.

kaynak: enerji enstitüsü

Reklamlar