Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in tarihî Çin ziyareti, ivme kazanan Ankara-Pekin ilişkilerine yeni bir boyut kazandırdı. Ziyaret, dinî ve kültürel alanlarda yeni bir sayfa açarken imzalanan protokol ile Çin’de yaşayan Müslümanlarla ilişkiler en üst seviyede sağlıklı bir zemine oturtuldu.

Çin’e resmi ziyaret gerçekleştiren ilk diyanet işleri başkanı olan Prof. Dr. Mehmet Görmez, 5 günlük tarihi seyahatini tamamlayarak Türkiye’ye döndü. Son yıllarda ivme kazanan Çin-Türkiye ilişkilerinde dönüm noktalarından biri olan ziyaret, Türkiye ile Çin arasında dini ve kültürel alanlarda yeni bir sayfa açtı. Ziyaret sırasında imzalanan din eğitimi, din hizmetleri, dini yayıncılık ve hac konularını kapsayan protokolle Çin’de yaşayan Müslümanlarla var olan ilişkiler en üst seviyede sağlıklı bir zemine oturtulmuş oldu.

Görmez, Çin yönetimi tarafından üst düzeyde karşılandı. Bu da iki ülkenin, her geçen gün daha da gelişen siyasi ve ekonomik ilişkilerinin yanında dini açıdan da ilişkilerin gelişimine verdiği önemi gösterdi. Diyanet İşleri Başkanı Görmez, başkent Pekin’de sırasıyla bakan seviyesinde Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Din İşleri İdaresi Başkanı Bakan Wang Zouan, Hui Müslümanlarından olan ve kabinede din işlerinden sorumlu başbakan yardımcısı olarak görev yapan Hui Liangyu ve Çin İslam Cemiyeti Başkanı İmam Hilalunddin Chen Guangyuan ile görüştü.

Temaslar sırasında verilen karşılıklı mesajlar da diyanet alanındaki ilişkilerin geleceğinin çok parlak olacağını ortaya koydu. Başbakan Yardımcısı Hui, imzalanan protokollere hükümet olarak her türlü desteği vereceklerini belirterek, “İki ülke arasında dini ve kültürel alanlarda imzalanan bu protokollerle inanıyorum ki, Çin-Türkiye arasındaki stratejik işbirliği daha da güçlenmiştir.” diye konuştu. Siyasi ve ticari ilişkilerin son derece önemli olduğunu ancak bu ilişkilerin kalıcı hale gelebilmesi için kültürel ve dini ilişkiler ile desteklenmesi gerektiğini söyleyen Görmez, “Dini kurumların birbirleri ile olan ilişkisi halklar arasında kardeşlik duygularının yayılmasını sağlar.” değerlendirmesini yaptı. Çin’de İslamiyet, Budizm ve Hıristiyanlığın ardından üçüncü sırada bulunuyor.

ÇİNLİ GENÇLERE TÜRKİYE’DE DİN EĞİTİMİNİN YOLU AÇILDI

İmzalanan protokollere göre bundan böyle Çin’de yaşayan Müslümanlar din eğitimi almak isteyen çocuklarını hem imam hatiplere, hem ilahiyat fakültelerine, hem de yüksek lisans ve doktora yapmak üzere Türkiye’ye gönderebilecek. Tüm masrafları Türkiye Diyanet Vakfı tarafından karşılanacak protokole göre, Çin’de 40 bin camide görev yapan 50 bin imam ve din görevlisinden isteyenler de Türkiye’de hizmet içi eğitime tabi tutulacak. Protokolde ayrıca Kur’an-ı Kerim ile pek çok İslami kaynak eser ve klasikler de Çinceye çevrilebilecek ve bu yayınlar iki kurumun ortak yayını olarak Çin’de oluşturulacak matbaada basılabilecek. Protokollere göre ayrıca 2012 yılında Pekin’de, 2013 yılında ise İstanbul’da müşterek dini sosyal kültürel fuarlar açılacak ve bilimsel etkinlikler düzenlenecek. 23 milyon Müslüman nüfusa sahip ve her yıl kutsal topraklara 15 bin hacı adayı gönderen Çin ile hac ve umre konularında ortak tecrübe paylaşımı yapılacak.